Felicia… Giriş…

Bu yazı biraz uzun olacak çünkü hayatım baya değişti. Neler mi oldu başlayayım. Ocak 2021 de güzel kızım Felicia girdi hayatıma. Evet o girdiği andan itibaren hayatımda değişiklikler başladı. Yaza hazırladım onu. Güzel saçlarını taradım. Güzel kızımın makyajlarını yaptım . Evet o bir 2010 model jeanneau sun odyssey 36i yelkenliydi ama benim kızımdı işte. Beni hiç üzmedi kızım şu yazıyı yazdığım ana kadar.

Sonrasında kovid oldum. Kovidi ağır atlattıktan sonra kendimi her boş bulduğun an güneye attım . Fethiye, Göcek, Marmaris, Alaçatı derken yazı hızlı geçirdim. O arada İstanbul adalarını arkadaşlarımla ve yeni insanlarla yelkenli ile dolaştım. Seyir üstüne seyirler yaptım. Bazen aksilikler çıkmadı değil ama olur o kadar. Çok güzeldi İstanbul seyirleri. Ama en güzel uzun seyrim Bodrumaydı. Sonrasında vardığım Yalıkavak marinada 1 ay kaldım. 6 günlük bir seyirden sonra Bodrum’a varmıştım. Tatilim başladı dedim.

Kaptanım Ahmet kaptan seyirde küçük tüyolar verdi. Gökovaya mutlaka git dedi. Bende aklıma yazdım gideceğim dedim ama ne bileyim içimde marinada takılırım gibi de bir hisde vardı.

Marinaya vardığımızda arkadaşım Gökhan’da bizlerleydi. Kaptanla vedalaştıktan sonra Gökhan’la 2 gecemiz geçti. Gümüşlüğü keşfettik. Biraz rakı, balık, kavun… Sonra onun arkadaşlarıyla bir gece Gümüşlük Limon.

Sonra Toros’la Orhan onlarla Gümüşlük melengeçte güzel bir akşam yemeği ve rakı, balık ve en son Emre geldi klasik Zuma yaparak arkadaşlarımı ağırladım.

O sırada Toroslar gelmeden sevgili ponton arkadaşım Denizle tanıştım. Onunla ilk koyumuz Gündoğana gittik. 1 gece kaldık baktım anlaşıyoruz. Kendisine Gökovaya seyre çıkmayı teklif ettim. Uzun bir 7 günlük seyirden sonra Borduma döndüm. Deniz ve ben keyifli bir seyir yaptım. Şimdi sıra Göcek’e bir aksilik olmaz ve Poseidon bize izin verirse güzel bir seyir bizi bekliyor. Koyları ve gezide izlenimlerimi yaşadıklarımı ilerde bölüm bölüm yazacağım.